2025 Yılı Önemli Yargıtay Ceza Kararları
İçtihat Analizleri
İçtihat Analizleri

2025 Yılı Önemli Yargıtay Ceza Kararları

E
İçtihat Analiz Ekibi
12 dk okuma
2025 yılında Yargıtay Ceza daireleri tarafından verilen ve uygulamada yol gösterici nitelik taşıyan önemli kararlarını Emsal AI özetleriyle derledik.

2025 yılı önemli Yargıtay kararları: Uygulamaya yön veren içtihatlar

2025 yılında Yargıtay daireleri tarafından verilen kararların bir bölümü, uygulamada sık karşılaşılan uyuşmazlıklar bakımından önemli ilkeler ve değerlendirme ölçütleri ortaya koydu. Aşağıda, karar künyeleriyle birlikte Emsal AI özetlerini derledik. Her kararın tam metnine ilgili bağlantıdan yeni sekmede ulaşabilirsiniz.

2025 Yılında Öne Çıkan Kararlar

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3774 E. 2025/2103 K.

İstanbul'da yaşayan ... ve ... çifti, balayı tatili için Nevşehir'in Ürgüp ilçesindeki ... oteline gelirler. Otele giriş yaptıktan sonra gece saatlerinde ... rahatsızlanır ve hastaneye kaldırılır. Hastanede tansiyon düşüklüğü teşhisi konulup taburcu edilir. Çift otele geri döner. Ertesi sabah çiftin Kapadokya gezisine katılacakları tur şirketi tarafından ulaşılamaması üzerine otel görevlileri odalarına girer ve çifti ölü olarak bulur. Yapılan incelemede çiftin karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu öldüğü tespit edilir. Oteldeki kömürlü kazan ısıtma sisteminin arızalı olduğu ve baca çekişinde sorun yaşandığı belirlenir. Nevşehir'de bir otelde meydana gelen karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu iki kişinin ölümü üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesi sanık ...'ın beraatine, sanıklar ... ve ...'ın taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanık ... müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükümlerin bozulmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirmiştir. Katılanlar vekili, olayın meydana gelmesinde kusurları bulunan diğer sorumlular hakkında da kamu davası açılması gerektiğini, sanıklar hakkında olası kastla veya bilinçli taksirle öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiğini, sanıklar hakkında TCK 62. maddesinin uygulanmasının yasal ve yeterli olmadığını ileri sürmüştür. Sanık ... müdafii ise kusuru bulunmayan sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verildiğini belirtmiştir. İlk derece mahkemesi, otel işletmecisi olan sanık ...'ın iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırı davranarak asli kusurlu olduğunu, otel işletme müdürü olan sanık ...'nun ise tali kusurlu olduğunu kabul etmiştir. Yargıtay, sanıklar ... ve ...'nun eylemlerinin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturduğu gözetilmeden basit taksirle öldürme suçundan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna karar vererek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur. Yargıtay, otelin kazan dairesinin ve bacasının fen ve bilim esaslarına uygun şekilde kurulmaması, duman ve karbonmonoksit dedektörlerinin olmaması, personele gerekli eğitimlerin verilmemesi gibi hususları dikkate alarak, sanıkların bilinçli taksirle hareket ettiklerine hükmetmiştir.

Kararı gör →

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/4517 E. 2025/889 K.

Olay, ... Belediyesi'nde mali işler müdür vekili olarak görev yapan sanık ...'ın, belediyenin ... firmasından aldığı inşaat malzemesi karşılığında düzenlediği ödeme emri belgesiyle 17.098,02 TL'yi bankadan çekerek uhdesinde tutmasıyla başlamıştır. Söz konusu şirketin icra takibi başlatması üzerine belediyenin borcun ödenmediğinden haberdar olduğu anlaşılmıştır. Sanık ...'ın, bu parayı alacaklı şirkete ödediğine dair herhangi bir evrak düzenlemediği tespit edilmiştir. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık ...'ı basit zimmet suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırmış, sanık ...'ı denetim görevinin ihmali suçundan 1.500 TL adli para cezasına mahkum etmiş ve sanık ...'ın zimmet suçundan beraatine karar vermiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, istinaf başvuruları üzerine sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümleri kaldırarak sanık ...'ı nitelikli zimmet suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum etmiş, sanık ...'ın beraatine karar vermiş ve sanık ... hakkındaki istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, katılan ... vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan mahkumiyet hükmü verilmesi gerektiği yönündeki temyiz itirazlarını reddetmiş ve beraat kararlarını onamıştır. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi üzerine, sanığın hangi sıfatla belediyede çalıştığı, para tahsili görevinin olup olmadığı ve zabıta olarak görevli ise tahsilat işini yürütmesine yasal engel bulunup bulunmadığı hususları değerlendirilmeden hüküm kurulması nedeniyle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'nin hükmünü bozmuştur. Yargıtay, ayrıca, sanığın eyleminin basit zimmet suçunu oluşturabileceği halde nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulmasının da hatalı olduğuna işaret etmiştir.

Kararı gör →

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/14078 E. 2025/1155 K.

Sanığın, görevi nedeniyle zilyetliğinde bulunan ve zimmetine geçirdiği miktarı, hakkında icra takibi başlatıldıktan sonra ödediği olay zimmet suçunu oluşturmaktadır. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı basit zimmet suçundan 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırmış, hak mahrumiyetine hükmetmiş ve cezayı ertelemiştir. İstinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını, sanığın zimmete konu miktarı icra takibi başladıktan sonra ödediği hususu gözetilmeden ve 5237 sayılı Kanun'un 248. maddesindeki indirim oranının hatalı uygulanması nedeniyle bozmuştur. Yargıtay ayrıca, Bölge Adliye Mahkemesi'nin duruşma açmadan ve sanığın savunmasını almadan hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğuna dikkat çekmiştir. Bu nedenle Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle bozarak dosyayı yeniden incelenmek üzere İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne göndermiştir.

Kararı gör →

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/2437 E. 2025/2581 K.

Katılan, ... plakalı aracını tanık ...'a satmış, ... bu aracı sanık ...'ye devretmiştir. Sanık ..., aracın ücretini ödemesine rağmen devrini alamamış, katılan ise vekaletname vermesine rağmen sanığı azletmiştir. Olay günü, sanıklar ve katılan arasında araç devri konusunda tartışma yaşanmış ve bu tartışma sonucunda sanıklara nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçları isnat edilmiştir. Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla sonuçlanan davada, sanıklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçlarından hüküm kurulmuştur. İstinaf başvurularının esastan reddedilmesi üzerine, sanıklar kararı temyiz etmiştir. Yargıtay, sanık ...'in aşamalarda eşi olduğunu beyan ettiği tanık ...r ile ...'ın sosyal medya üzerinden konuştuğu, ...'ın tanık ...r'a katılanın ...r hakkında para karşılığı ilişkiye girdiğini, tanık ...r'u sanık ...'in pazarladığını söylediği, hatta bu konu ile ilgili olarak ... ile katılan arasında çıkan tartışma neticesinde ...'ın katılanı bacağından vurduğunu beyan ettiği, sanık ...'ın sanık ...'in akrabası olması sebebiyle şartları oluşması halinde haksız tahrik hükümlerinin uygulanabileceği anlaşılmakla; 1.olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü olan ...'ın tanık olarak dinlenmemesi, 2.uğur yıldırım ile katılanın arasında bahsi geçen nedenle tartışma neticesinde uğur'un katılanı yaraladığı eylem ile ilgili herhangi bir işlemin yapılıp yapılmadığının sorgulanıp var ise soruşturma veya dava dosyasının getirtilip incelenmemesi nedeniyle eksik inceleme ile hüküm kurulması nedeniyle sanıklar ... ve ... hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler bozulmuştur. Sanık ... hakkında ise, aracın ücretini tam olarak vermesine rağmen devrini alamadığı ve katılanın vekaletname vermesine rağmen azlettiği gerekçesiyle haksız tahrik altında suçu işlediği değerlendirilerek TCK 29. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması nedeniyle bozma kararı verilmiştir. Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere ilişkin olarak ise, taraflar arasında hukuki bir ilişki ve alacak-borç tartışması bulunduğu, bu nedenle eylemin TCK 150/1 maddesi kapsamında alacağın tahsili amacıyla işlenmiş olabileceği değerlendirilerek nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması da bozulmuştur. Yargıtay, sanıkların eylemlerinin TCK 37/1 ve 150/1 maddeleri delaletiyle aynı kanunun 106/2-a-c maddesinde düzenlenen nitelikli tehdit suçu kapsamında kalabileceğini belirtmiştir.

Kararı gör →

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/14708 E. 2025/5454 K.

Sanık ile katılan arasında megafonla gerçekleşen telefon konuşmasında, taraflar arasında geçen diyalogda katılanın eşi ve çocuğunun da bulunduğu ortamda, sanığın katılana yönelik tehdit içeren sözler söylediği iddia edilmiştir. Katılan, sanığın kendisine yönelik tehditlerde bulunduğunu ileri sürmüş, sanık ise bu iddiaları reddetmiştir. Olayın tanıkları, sanığın konuşmaları sırasında küfür ettiğini duyduklarını belirtmişlerdir. Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık hakkında tehdit suçundan beraat kararı vermiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi, yerel mahkeme kararını kaldırmış ve sanığı tehdit suçundan 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırmıştır. Sanık müdafii, istinaf kararını temyiz etmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi, sanığın üzerine atılı tehdit suçlamasını kabul etmediği, katılanın eşinin sanığın küfür ettiğini duyduğunu ancak tehdit beyanında bulunmadığını, katılanın oğlunun da tehdit beyanında bulunmadığını, sanığın yanında bulunan tanığın da küfür ve hakaret duymadığını belirtmesi ve katılanın beyanı dışında mahkumiyete yetecek delil bulunmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur. Ayrıca, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceği ihtarının yapılmasının da hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir.

Kararı gör →

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/7910 E. 2025/9515 K.

Sanıklar, farklı tarihlerde kaçak eşya bulundurarak ve naklederek kaçakçılık suçunu işlemişlerdir. Sanık ...'ın eylemlerinden bir kısmı toplu kaçakçılık, bir kısmı ise bireysel kaçakçılık kapsamında değerlendirilmiştir. Sanık ... ise, kaçakçılık suçunu işledikten sonra gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyerek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemiştir. Ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti, olayın oluş şekli ve sanıkların savunmaları, mahkeme tarafından değerlendirilerek hüküm kurulmuştur. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin incelediği davada, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan verilen hükümler temyiz edilmiştir. Yerel mahkeme, sanıklar ... ve ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ... hakkında ise mahkumiyet kararı vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, tebliğnamesinde kısmi onama ve kısmi bozma talep etmiştir. Sanık ... hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar, Yargıtay tarafından usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler ise, olayın oluş biçimi ve ele geçirilen kaçak eşyaların niteliği dikkate alınarak, suçun sübutu yönünden yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, sanık ... hakkında zincirleme suça konu eylemlerin toplu ve bireysel kaçakçılık kapsamında olup olmadığı değerlendirilmeden, hatalı ceza artırımı yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. Ayrıca, sanık ... hakkında, tekerrüre esas ilamı olmasına rağmen etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi de hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenlerle, Yargıtay, sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümleri bozmuştur.

Kararı gör →

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/3386 E. 2025/9808 K.

Sanıklar, kaçak akaryakıt ticareti yapmak amacıyla bir iş yeri kurmuşlardır. Bu iş yerinde, yer altı tankına bağlantısı bulunan pompa ve sayaç düzeneği aracılığıyla kaçak akaryakıt satışı yapılmıştır. İş yerinde yapılan aramada kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir. Sanıkların bir kısmı iş yerini birlikte işletmekte ve işlerin başında bulunmaktadır. Kaçak akaryakıtın lisanssız bir şekilde satıldığı tespit edilmiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin incelediği davada, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan verilen hükümler temyiz edilmiştir. Yerel mahkeme, sanıkların bir kısmı hakkında beraat, bir kısmı hakkında ise mahkumiyet kararı vermiştir. Yargıtay, katılan idare vekilinin temyiz istemini sanıklar hakkındaki beraat hükümleri ve nakil aracının müsaderesi talebiyle sınırlı olarak incelemiştir. Sanıklardan birinin hükümden sonra ölmesi üzerine, kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. Diğer sanık hakkındaki beraat hükmü, kaçak akaryakıtın ele geçtiği iş yerini diğer sanıkla birlikte işletmek üzere kurduğu, iş yerinde işlerin başında bulunduğu, işleyişten bilgisi ve yetkisi olduğu, yer altı tankına bağlantısı bulunan pompa ve sayaç düzeneğinin fark edilir durumda olması nedeniyle bozulmuştur. Mahkumiyet hükümleri ise, etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmaması, eşyanın değerinin hafif olması halinde cezada indirim yapılması gerektiği ve kaçak akaryakıt satışının lisanssız yapılması nedeniyle cezanın artırılamayacağı gerekçeleriyle bozulmuştur. Ayrıca, suçun iştirak halinde işlendiği gözetilmeden cezada artırım yapılmaması ve suçta kullanılan eşyaların müsaderesi konusunda karar verilmemesi de bozma nedenleri arasında sayılmıştır. Nakil aracının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi de eleştirilmiştir.

Kararı gör →

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25394 E. 2025/6821 K.

Sanığın, katılanları dolandırarak haksız menfaat elde ettiği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır. Katılanlardan biri vefat etmiş olup, diğer katılan ise yurt dışında ikamet etmektedir. Sanığın eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmektedir. Sanık hakkında katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde, Yargıtay, sanığın üzerine atılı suçun uzlaşma kapsamında olmasına rağmen uzlaşma sağlanamadığı gerekçesiyle yapılan yargılamada, temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan uygulanmasına rağmen, aynı gerekçeyle adli para cezası yönüyle artırım yapılmasının yasaya aykırı olduğuna hükmetmiştir. Bu nedenle, hükümdeki adli para cezası miktarı düzeltilerek onanmıştır. Diğer katılan ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise, Yargıtay, uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığını, özellikle vefat eden katılanın mirasçılarına usulüne uygun uzlaşma tebligatları yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna karar vermiştir. Ayrıca, sanık lehine bozma kararı verilmesine rağmen uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesinin de yasaya aykırı olduğuna dikkat çekilmiştir. Bu nedenlerle, hüküm bozulmuştur.

Kararı gör →

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/2162 E. 2025/2124 K.

Sanık ...'nin 31.01.2021 tarihinde tanık A.G.D.'ye sentetik kannabinoid satması, 01.02.2021 tarihinde sanık ... ve ...'nin ikametinde yapılan aramada sentetik kannabinoid emdirilmiş peçete bulunması, 18.03.2021 tarihinde sanık ...'nun tanık ... ile telefon görüşmesi sonrası tanığın üzerinden esrar ele geçirilmesi, 24.05.2021 tarihinde sanık ... ve ...'nin ikametinde yapılan aramada hassas terazi ve sentetik kannabinoid maddelerinin bulunması olayları uyuşturucu madde ticareti suçuna ilişkindir. Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi, sanık ...'yi uyuşturucu madde ticareti suçundan 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240 TL adli para cezasına, sanık ...'yi ise aynı suçtan 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500 TL adli para cezasına mahkum etmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, sanık ...'nin 31.01.2021, sanık ...'nin ise 01.02.2021, 18.03.2021 ve 24.05.2021 tarihlerindeki eylemleriyle ilgili olarak uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri iddiasıyla açılan davada, sanık ... hakkında kurulan hükmü, 18.03.2021 tarihli olayla ilgili delillerin eksik incelenmesi ve iddianamede belirtilen diğer suçtan hüküm kurulmaması nedenleriyle bozmuştur. Sanık ... hakkında kurulan hükmü ise, 31.01.2021 tarihli olayla ilgili delillerin eksik incelenmesi nedeniyle bozmuştur. Yargıtay, sanıkların ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına karar vermiştir.

Kararı gör →

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/2486 E. 2025/1564 K.

Sanık hakkında, 16.05.2014 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi nedeniyle 25.09.2014 tarihli iddianame düzenlenmiştir. Ayrıca, sanığın 03.05.2014 tarihli benzer bir eylemi nedeniyle de 28.11.2014 tarihli iddianame ile kamu davası açılmıştır. Her iki dava da sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına dayanmaktadır. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan davada, yerel mahkeme sanığı mahkum etmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay, sanığın savunma hakkının kısıtlandığı ve eksik araştırma ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle kararı bozmuştur. Yargıtay, suç tarihi itibarıyla zorunlu müdafi atanmasının gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, sanığın aynı suçtan farklı tarihlerdeki eylemleri nedeniyle açılan davaların birleştirilmesi veya birlikte incelenerek, eylemlerin tek suç, ayrı ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu nedenle, eksik araştırma ve savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Kararı gör →

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/7290 E. 2025/3142 K.

Sanığın, tanık Şükrü'ye esrar maddesi temin ettiği ve bu durumu açıklayarak suçunun ortaya çıkmasına hizmet ettiği iddia edilmektedir. Bu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçu kapsamında değerlendirilmiş ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Ancak, sanığın bu eylemiyle ilgili olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu tartışmalıdır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin incelemesine konu olan davada, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet hükmü temyiz edilmiştir. Yargıtay, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu, iddia ve savunmaların delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığını ve eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığını belirtmiştir. Ancak, sanığın cezalandırılması için yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın tanık Şükrü'ye esrar maddesi temin ettiğini açıklayarak suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılmakla, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmemiştir. Bu nedenle, Yargıtay, sanık müdafiinin temyiz itirazlarını yerinde görerek, tebliğnameye uygun olarak hükmün bozulmasına karar vermiştir.

Kararı gör →

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19476 E. 2025/6786 K.

Sanıklar, kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhitlik yapmıştır. Bu faaliyetleri sırasında, serbest meslek sahibi kişiler gibi değerlendirilip değerlendirilmeyecekleri ve eylemlerinin hangi dolandırıcılık suçunu oluşturacağı hususu dava konusu olmuştur. Sanıkların eylemleri sonucunda, dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edilmiştir. Sanıkların kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhitlik yapması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 158/1-i maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65. ve 66. maddeleri hükümleri uyarınca serbest meslek sahibi kişilerden sayılamayacağının anlaşılması karşısında, eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilerek yapılan incelemede, sanık ...'in hükümden sonra öldüğü, sanıklar ..., ...'nın eylemleri için dolandırıcılık suçunun kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır. Yargıtay, Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenlerini yerinde görerek hükümleri bozmuş, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ...'nın hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, sanık ...'in ise ölüm nedeniyle düşmesine karar vermiştir.

Kararı gör →

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3774 E. 2025/2103 K.

İstanbul'da yaşayan ... ve ... çifti, balayı tatili için Nevşehir'in Ürgüp ilçesindeki ... oteline gelirler. Otele giriş yaptıktan sonra gece saatlerinde ... rahatsızlanır ve hastaneye kaldırılır. Hastanede tansiyon düşüklüğü teşhisi konulup taburcu edilir. Çift otele geri döner. Ertesi sabah çiftin Kapadokya gezisine katılacakları tur şirketi tarafından ulaşılamaması üzerine otel görevlileri odalarına girer ve çifti ölü olarak bulur. Yapılan incelemede çiftin karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu öldüğü tespit edilir. Oteldeki kömürlü kazan ısıtma sisteminin arızalı olduğu ve baca çekişinde sorun yaşandığı belirlenir. Nevşehir'de bir otelde meydana gelen karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu iki kişinin ölümü üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesi sanık ...'ın beraatine, sanıklar ... ve ...'ın taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanık ... müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükümlerin bozulmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirmiştir. Katılanlar vekili, olayın meydana gelmesinde kusurları bulunan diğer sorumlular hakkında da kamu davası açılması gerektiğini, sanıklar hakkında olası kastla veya bilinçli taksirle öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiğini, sanıklar hakkında TCK 62. maddesinin uygulanmasının yasal ve yeterli olmadığını ileri sürmüştür. Sanık ... müdafii ise kusuru bulunmayan sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verildiğini belirtmiştir. İlk derece mahkemesi, otel işletmecisi olan sanık ...'ın iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırı davranarak asli kusurlu olduğunu, otel işletme müdürü olan sanık ...'nun ise tali kusurlu olduğunu kabul etmiştir. Yargıtay, sanıklar ... ve ...'nun eylemlerinin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturduğu gözetilmeden basit taksirle öldürme suçundan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna karar vererek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur. Yargıtay, otelin kazan dairesinin ve bacasının fen ve bilim esaslarına uygun şekilde kurulmaması, duman ve karbonmonoksit dedektörlerinin olmaması, personele gerekli eğitimlerin verilmemesi gibi hususları dikkate alarak, sanıkların bilinçli taksirle hareket ettiklerine hükmetmiştir.

Kararı gör →

Sonuç

Bu derleme, 2025 yılında öne çıkan Yargıtay kararlarını hızlıca taramak ve ilgili karara tek tıkla geçmek için hazırlanmıştır. Emsal AI üzerinden kararların tamamını inceleyerek tam metin, benzer kararlar ve ilgili içeriklerle araştırmanızı derinleştirebilirsiniz.

Emsal aramasıyla hızlanın

Emsal AI ile Yargıtay kararlarını arayın, özetleri görün, ilgili kararlara tek tıkla geçin.

Hemen Başla →
#Yargıtay#Ceza Daireleri Kararları#Ceza Genel Kurulu#İçtihat#2025 Kararları#Emsal Kararlar
Paylaş:
Emsal AI Logo

Emsal AI Blog yazıları, yazarlarının görüşlerini ifade eder. Yazılar, bilgi amaçlıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımazlar.

Türkiye'nin en gelişmiş yapay zeka destekli hukuk asistanı. 11+ milyon içtihat ve mevzuatı anlamsal arama teknolojisi ile tarayın, dilekçelerinizi saniyeler içinde hazırlayın.

Daha fazla bilgi al →